Makale

Şimdi Sağlık İksiri Nar Zamanı

kırmızı narrrrrrr

Nar (Punica granatum),(Lythraceae) familyasından olup, Ilıman iklimlerde yetişen, çok eski yıllardan beri bilinen bir meyvedir. Geçmişten beri bereketin, bolluğun, gücün,simgesi olarak bilinmektedir. Genel olarak sıcak, kurak ve uzun bir yaz mevsimi ile ılık ve yağışlı bir kış mevsimi nar yetiştiriciliği için uygundur.

Nar ülkemizde genellikle çok soğuk bölgeler hariç her yörede özellikle’de  Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilmektedirNAR Nar çok yıllıktır. Uzun yıllar yaşayabilir. 2-5 metre boylarında büyüyebilen, çok gövdeli, sık dallı, güçlü bir kök sistemine sahip bir bitkidir. İlkbahar aylarında kırmızı renkli çiçekler açar. Genellikle Eylül- Kasım aylarında meyveleri hasat edilir. Yenen kısmı meyvenin tohumlarıdır. Hafif ekşi ve bazıları tatlı tadındadır. Meyvenin içinde yüzlerce tanecikler ve etraflarında bir zar  bulunur. Bu taneciklerin içerisinde ise minik çekirdekler vardır. Taneciklerin % 80’i özsu , % 20’si çekirdektir.

nar1Ülkemizde nar, doğrudan yenilerek veya nar suyu şeklinde içecek olarak tüketildiği gibi, nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde, özellikle salatalara tat vermede, eti terbiye etmede ve çeşitli yemeklere lezzet vermesi için de kullanılmaktadır. Nar taneleri,pek çoğumuz tarafından aşureye, güllaca, çeşitli tatlı ve pastalara süsleme ve lezzet vermesi için  konulmaktadır. Narın meyvesi, meyve kabuğu, kök- gövde kabukları, tanecik ve çekirdekleri değişik içeriklere sahip olup, çok farklı kullanımları bulunmaktadır. Bu nedenle kullanılan kısmın narın neresi olduğuna dikkat edilmelidir.

Çok amaçlı tıbbi kullanımı nedeniyle “süper meyve’’ olarak adlandırılır. Nar suyu, içerdiği yüksek oranda fenolik bileşikler ve  antosiyaninlere bağlı olarak kuvvetli antioksidan etki gösterir. Özellikle kalp-damar ve dolaşım sistemi işlevleri üzerine etkilidir. Antosiyaninler aynı zamanda nara rengini veren renk pigmentlerini içerir.

Nar suyunda, yeşil çay, yaban mersini ve kızılcıktan çok daha fazla antioksidan  bulunmaktadır. Antioksidan yiyecekler bağışıklık sistemini güçlendirerek serbest radikallerin de neden olabileceği pek çok rahatsızlıklara karşı vücudu korumaktadır. Narın yoğun antioksidan etkisi yanında, antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkilerinin olduğu pek çok araştırma tarafından kanıtlanmış durumdadır. Meyvelerin kabukları  polifenolik bileşikler bakımından zengindir. Yapılan bilimsel çalışmalarda boğaz enfeksiyonları ve barsak enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

Nar ağacının dal-gövde ve kök kabukları içerdiği alkoleitler ve yüksek oranda bulunan tanenler nedeniyle tüketilmesi mümkün değildir.hicaz-nari-yetistiriciligi

 Narın Yararlı Etkilerinden BazılarI

  • Nar, ACE  enzim aktivitesini engelleyerek tansiyon düşürücü etki göstermektedir.
  • İçerdiği maddeler sayesinde, damarlarda başlayan olumsuzlukları önlemekte, kalp sağlığını korumaktadır.
  • Kolesterolü, özellikle kötü huylu (LDL) kolesterolü düşürücü etkisi bulunmaktadır.
  • Kan şekerinin dengelenmesi  üzerinde olumlu etki göstermektedir.
  • Barsak ve boğaz enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalara karşı koruyucu etki yapmaktadır.
  • Meyve kabuklarının astrenjan( büzücü) etkisine bağlı olarak  çayı ishal önleyici olarak kullanılmaktadır.
  • Barsak parazitlerine karşı özellikle tenya düşürücü etkisi bulunmaktadır.
  • Araştırmalar kanser hücrelerinin gelişmesini engellediğini, cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Konjuge linoleik asit bakımından zengin olan nar çekirdeği yağı ve kanser ilişkisi üzerine olumlu deneysel çalışmalar devam etmektedir.
  • Nar çekirdeği yağının yaşlanmayı geciktirici (anti-aging) özelliğine sahip olduğu belirtilmektedir.
  • Alzheimer hastalığı, erkeklerde kısırlık, kadınlarda menapoz üzerine olumlu etkilerini gösteren çalışmalar devam etmektedir.
  •  Obezite tedavisinde yağ yakıcı ve kilo verdirmedeki olumlu etkileri araştırılmaktadır.
  • Harereti kesici, enerji verici ve yorgunluğu giderici etkisi uzun yıllardır bilinmektedir.
  • Antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalığa  karşı  vücudu koruduğu artık pek çok kişi tarafından bilinmektedir.

Sonbaharın gelmesiyle havaların yavaş yavaş soğumaya başladığı şu günlerde nezle grip gibi hastalıklara yakalanmamak için, vücut direncini arttırmak bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek gerekir. Bu yılın ilk narları ağaçlarından toplanmaya  pazarlarda marketlerde yerlerini almaya başladı. Kışa hazırlanmak, hastalıklardan korunmak, vücut direncini arttırmak için, tam hasat mevsimi olan, evlerden eksik edilmemesi gereken bir meyve olan narı, çocuk, genç, yaşlı herkes tüketebilir. Ancak Diyabet ve benzeri hastalığı olan kişiler porsiyon miktarlarına dikkat ederek, beslenme uzmanlarının önerdiği şekilde taneleriyle birlikte tüketmelidirler. Afiyetle ve sağlıkla kalın…

Nar Bahçesi 2013 012

 

Semiye Tosunkaya

Semiyetosunkaya.com

Semiye Tosunkaya

1963 yılında Muğla, Ortaca’da doğdum. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde çalışmaya başladım. 1997 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde Yüksek Lisansımı tamamlayarak "uzman diyetisyen" ünvanımı aldım. 2013 yılından itibaren Muğla, Ortaca'da ESAS Beslenme ve Diyet Danışmanlığı'nda çalışmalarımı sürdürmekteyim.

İlgili Makaleler

7 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı